Kitaplardan önce kendimizi okumaya çalışalım. -Mevlana
Kendini okumak; tabi ilk akla gelen "kendini tanı" kavramı. Bir diğer kendini okumak denince akla gelen ise kitaptan ilim öğrenildiği gibi, insan okunarak insan olma öğrenileceği. Fakat dışarda bir insanı okumak yani onu anlamaya, dinlemeye çalışmak ile insanın kendini anlayıp, dinlemesi arasında fark var. İnsan kendisi ile başbaşadır. Bir nevi kendi içinde mahkumdur. Zihni başka zihinlerdeki düşünceleri kendisinin ki gibi deneyimleyemez. Başka kişilerin zihinlerine giremeyiz. Yalnızca kendi zihinlerimizi deneyimliyoruz. Bu nedenle insan kendini okuyacak ise zihninde oluşan düşünceleri, hissettiği duyguları, enerjilenimlerini ve duyu organlarından gelen fiziksel hislerini ancak okuyabilir. Bir başkasının renkleri nasıl gördüğünü bile bilmiyoruz. Kendimize dönmemiz lazım. Dışarda bulabileceğimiz çok bir şey yok. Kimse kendi deneyimlerini yüzde yüz durulukta karşıya aktaramaz. Ancak yaşar. Bizimde kendi deneyimlerimizi yaşamamız lazım. Doğruya, iyiye ve güzele doğru değiştirip hissetmeliyiz. Bunlar bana nasıl hissettiriyor? Diye sormalıyız. Doğru, iyi ve güzel olmayan deneyimlerden doğru, iyi ve güzel hisler çıkmaz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder