Ana içeriğe atla

Kararlar ve Ötesi

Bilim yada bilimsel metod hayatımızın her yerine girmiş bulunmakta. Bu bilimsellikte uzmanlığı gerektirmekte.

Ömrüm, yaptığım tercihler konusunda uzmanlaşamayacak kadar kısa. Araştırmalar, okumalar yapıp bir kanaate varırım. Bu doğrultuda karar alıp uygulamaya geçerim. Daha sonra elimde araştırmalarım sonucu bu ahlaki sonuca ulaştığımın bilgisiyle diğer sorunlarımı araştırmaya ve yaşamaya devam ederim.

Artık gündemim değişmiştir. Hem, araştırmalarımı da insanları ikna etmek için değil, kendim ikna olmak için yapmışımdır.

Birgün bir dost meclisinde oturup muhabbet ederken birisi ahlaki gerekçelerle aldığım kararı sorgular ve gayet masa başında benim bu kararımın yanlış olduğu çıkarımına varır. Ben de o kişiyi ikna çabasında olmadığım için sadece araştırmalarımda aklımda kalanlarla kendi kararımı savunmaya çalışırım.

Herkes benim kadar duruma duygusal yaklaşmayabilir ama ben bu savunmayı adamakıllı gerçekleştiremediğim için dost meclisinde gerekçelerimi yada belgelerimi ortaya koyamadığım için benim bu konudaki imanım sarsılır.

Fakat ben bu mesele üzerinde uzun okumalar emekler vermişimdir.

Şimdi tekrar baştan bu arkadaşı ikna etmek için bu araştırmaları gerekli belgeleri tekrar mı araştırmalı ve bu arkadaşın önüne sunmalıyım?

Yoksa iman eden bir kişinin yaptığı gibi imanımı sarsmamak için taasupta bulunup kişilerin eleştrilerini görmezden mi gelmeliyim?

Ahlaki yada etik sebeblerle yaptığım tercihlerin konusunda uzman olmak zorunda mıyım?

Kişilerin dost meclislerinde veya toplu muhabbetlerinde diğer insanların inançlarını sarsmaya hakları var mıdır?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kontrolsüz vitamin kullanımı ve zararları

Havaların soğuması ile birlikte grip ve buna benzer soğuk algınlığı hastalıkları baş gösterir. Fakat hastalanmamak için işyerinde ki arkadaşların kontrolsuz bir şekilde vitamin aldıklarını gördüm.

Genelde ilaçlara mesafeli yaklaşırım. Hastaneye gittiğimde dahi en asgari ilaçla bir ilaç tedavisi yada, mümkünse rahatsızlığı ilaç kullanmadan doğal yollarla atlatmak isterim.

İş ortamında ağrı kesicilerin, vitaminlerin havada uçuştuklarını görünce bu işte bir terslik olduğunu düşündüm. Arkadaşların savunmaları vitaminlerin ilaç olmadığı, hatta marketlerde bile satıldığı şeklindeydi. Vitaminlerin markette satılıp satılmadığını bilmiyorum ama vitaminlerin de bayağı bir ilaç olduklarını düşünmekteyim.

İnternet üzerinde yaptığım küçük çaplı araştırma da (1) bu tezimi doğrular nitelikteydi. Doktorlar vitaminlerde dahil olmak üzere ilaçların doktor gözetimi üzerine kullanılması konusunda hem fikirler.

Ayrıca vitamin kullanımı hakkında pek iç açıcı şeyler söylememektedirler.  Aşırı ve bilinçsiz tüket…

Mecburiyet ve Mümküniyet

521* podcast dinlerden Kadir Köymen'in vurguladığı konuydu. Benim de aradığım konuydu. Şuan yazılım konusunda mesafe kat etmeye çalışıyorum. Elimde bir iş var ve bunu bitirmem, çalışmam lazım. Motivasyon kelimesini kullanmak istemiyorum. Ama işi yapmaya soğukluk, işe karşı yorgunluk hissetmeye ve gereken konsantrasyonu sağlayamama sorunu oluştu.

Yapmam gereken işin mümkün olduğunu biliyorum. Yapabiliyorum. Öğreniyorum sorunları çözüyorum. Fakat bu işi bitirmeye mecbur olmam konusunu tam olarak düşünmemiştim. Bir işi yapmanın tek kuralı var o işi yapmaya mecbur olmak mecbur olmadığım hiç bir işi enerji korunumu yasası gereği olsa gerek yapamıyorum. Belki de yapmıyoruz.

Ne zaman ki birisi bunu yapmaya mecbur olduğumuzu hatırlatıyor. Bu müşteri olur patron olur her kiç ise bir kamçı gibi kamçılıyor beni ve yapmamak için oluşan yorgunluklar ortadan kalkıyor.

Bu konu üzerine daha çok konuşup yazacağım. Bunu yapmam mümkün ve ben buna mecburum.

https://radyo521.com/bolum-58/

İki bin on dört

Yılın ilk günleri.
Sırtında ki yükü farkettirir.
Her sene artan ömür yükü.
Mezara taşıdığımız.
Ağırlaşan bedenimiz.