Ana içeriğe atla

Kayıtlar

2013 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

İşte Aşk

Bırakın benim aşk yorumumu. Asıl yorumcular burada, aşk ne imiş ne değilmiş öğrenelim.

Yeni aşk yorumum

Aşk güzel ve tehlikeli.
İnsan evriminin parçası.
Üremenin kıvılcımı.
Aptallığın hası.

Ama kesinlikle ve kesinlikle hayatın anlamı falan değil.
Sadece kısa zamanlı eğlencesi.
Yanlış hamlelerde.
Ayakta istenmeyen prangası.

En güzel aşk platonik kalanda.
Çok güzel anlamsız şiirler yazdırıyor.
Doğru kanalize edilebilirse platonik aşkın gücü.
Bence kişiyi iyi bir edebiyatçı yada şair yapabilir.

Aşkın işe yarar tek özelliği varsa o da motivasyon etkisi.
Aşkını yönet çünkü o buna değmez.

mızrap ve saz

Mızrabın ıstırabıdır sazda ses.
Yukarı doğru vurursa sesi pes.
Aşağı inerse çınlar kulakta tiz.
Mızrabın durmasına derler es.

İşkembeden Rubai

Vakt-i kerahati olur mu? bugün ömrümün.
Bade tokuşturur, muhabbet eder miyiz.
Behemehal bendehanemde görmeliyim sizi,
Fevkalâde bahtiyar olmalıyız, dildarem.

Aşk yorumum

Aşk ulaşılamaz birşey olmalı.
Eğer erişilebilir birşeyse o.
Olsa olsa tutkudur.
O da biticidir.
Aşık olduğun şey,
Aklına geldiğinde.
Hep aynı şeyleri hissetmelisin.
Zaman onu eskitememeli.

Dindar ile Kindar

Bir gün bir bilge en sevdiği öğrencisine sorar:
- Bir dindar ile bir kindar arasındaki fark nedir?
Öğrencisi cevap vermek için biraz düşündükten sonra:
- Kindar yaptığı kötülükleri kinlendiği için yapar. Dindar ise din adına yapar, der.
Bilge bu cevap üzerine:
- Dindar ile kindar arasındaki fark. Kindar, yaptığı kötülüklerden pişman olma ihtimali vardır, fakat dindar yaptığı kötülüklerden asla pişman olmaz.

Seks nedir?

Yakın zamanlarda takip ettiğim "bilim kazan, biz kepçe" sloganına sahip bir podcast grubu var. İlker ve Aysu adında iki arkadaş tarafından seslendirilen "Bilim Kazanı" isimli podcast grubu. Biyoloji ağırlıklı bilim podcastleri paylaşan genç, dinamik ve esprili bir yayın.
İlker ve Aysu Harvard üniversitesinde genetik ve viroloji konusunda doktora yapmaktalar. Kendilerinin tabiri ile bilimin Robin Hood'luğunu yapıyorlar. Akademik camianın ilgilendiği konuları herkesin anlayacağı esprili bir uslupla bizlere ulaştırıyorlar.
Kendilerine teşekkürlerimi buradan sunarım.
Beşinci podcastleri olan "Seksin Evrimi" isimli podcasti dinlemenizi tavsiye ederim.

Denizin şarkısı

Bu pazar büyükçekmece halk plajına denizi seyretmeye gittim. Hem biraz tefekkür ettim, hem de pipomun dumanını savurdum.

Denizin konseri vardı onu dinledim. Biraz da kaydettim. Sizinle de paylaşmak istedim. Umarım beğenirsiniz.

Dinlemek için tıklayın.

YTÜ önemli bir etkinliğe sahne oluyor.

Dindar nesil yetiştirmeye soyunan Sayın Başbakan tarafından ekim 2012'de büyük bir törenle Y.T.Ü. Davutpaşa kampüsünde kongre ve kültür merkezi açılmıştı. Hayırlı uğurlu olsun.

Bu kongre ve kültür merkezi açıldığından bu yana bilim için bir çok toplantı, konferans, sempozyum ve bunlar gibi etkinlikler yapılmaya tam gaz devam ediyor.

Bu hafta yapılacak olan etkinliğin üniversite için önemine binaen burada duyurma gereği duydum. Etkinliğin ayrıntılarını etkinlik afişinden öğrenebilirsiniz.

Tahminlerimize göre yakınlarda akıllı tasarım konusu ile alakalı etkinliklerin başlaması düşünüyor. Yakın takipte olmanızı öneriyorum.

Yazı yazmak

Yazı yazmak, dizlerimin üstünde.
Yazı yazmak, en uygun olmayan yerde.
Yazı yazmak, hayalimin ötesinde.
Yazı yazmak, karanlıktan aydınlığa.
Yazı yazmak, vaktim su gibi aktığında.
Yazı yazmak, her yanın ağrıdığında.
Yazı yazmak, sabah akşam her vakit.
Yazı yazmak, korktuğun anda.
Yazı yazmak, sevsen de sevmesen de.
Yazı yazmak, bilerek ve isteyerek.
Yazı yazmak, yok etmek savaşmak.
Yazı yazmak, günlük olağan.
Yazı yazmak, kanter içinde.
Yazı yazmak, şişmiş göz ve ellerle.
Yazı yazmak, dehşet içinde.
Yazı yazmak, çok mutluyken.
Yazı yazmak, kıskançlıktan dolayı.
Yazı yazmak, hiç bilmeden, anlamadan.
Yazı yazmak, bir hafta düşünülmüş.
Yazı yazmak, sonraki kelimeyi bilmeden.
Yazı yazmak, hayaller aleminden.

Zaman benden değerli mi?

Bir öğle sonrası:
-Yemeğini yedin mi, Ahmet?
-Evet yedim.
-Ooo! Çok hızlısın.
-Eee zaman değerli.
-Zaman değerli olmasın. Zaman senden değerli mi?
-Zaman değerli.

Evet zaman değerli. Ben de değerliyim. Çünkü hayatta geri getiremediğimiz iki şey vardır. Bunlardan birincisi zaman, ikincisi de candır. Yani en az zaman benim kadar değerlidir.

Bu yüzden zamanımı her saniyesine kadar değerli kullanmaya çalışıyorum. Bunun da tek bir yolu var. O da doğru planlama. Planlama dedi isek öyle harıl harıl çalışmak değil. Her şeye zaman ayırmak. Gezmeye, eğlenmeye, çalışmaya ve öğrenmeye.

Yaşam benim en büyük armağanım. Ölene kadar arkamda insanlığa ne bırakabildiysem ben oyum. O yüzden acelem var her işe. O yüzden çok dakik ve planlı olmaya çalışıyorum. Çünkü yerine koyamayacağım tek şey zaman ve hayatım.

Nazım Hikmet'in şu mısraları ile bu yazıya son veriyorum.

Yaşamaya dair.

Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
                           bir sincap gibi mesela,
yani, yaşamanın dışınd…

Havada kar sesi var - Garip çoban

Dinlemekten çok zevk aldığım bir türkü bu. Kahramanmaraş elbistan yöresine ait bir türkü. Bir çok kişi seslendirmiş. Benim en sevdiğim seslendiren Aynur Haşhaş. Aynur Haşhaş'ın sesine bayılıyorum. Kadifemsi buğulu bir sese sahip. Anadolu kadınını çağrıştırıyor bana.

Bende bu şarkıyı seslendirmek istedim sizinle paylaşıyorum. Bakalım beğenecekmisiniz.

Radikal Feminizme Hayır

Benimde katıldığım Ankara Orta Doğu Teknik Üniversitesinde düzenlenen 1. Teoloji Sempozyumunda yaşanan feminist protestolar amacını aşmış ve radikal faşist sahne gasbına ulaşmıştır.

Sağ duyulu bir şekilde protestoculara gerekli uyarılar yapılmıştır. Fakat bu protestocular konuya fanatik bir şekilde yaklaştığı için istenmeyen boyutlara ulaşmıştır.

Bir diğer hususta haber sitelerinin manuplasyonlarını gözlerimle görmüş bulunmaktayım. Artık hiçbir haber sitesine güvenmem.

Sempozyumda bulunan ve oradaki durumu çok güzel özetleyen GreenerNautilus arkadaşımın paylaştığı video burada sizinle paylaşıyorum.

Sen yaşadın mı AMED Diyarında?

Dünyalı! Sen hiç Kürt oldun mu?
Geçti mi çocukluğun mermilerin ışığında?
Yayıldı mı köyüne kan kokuları?
Şehrinde hiç tutsak oldun mu?
Amcanı saray kapı toprağında
Faili meçhul yıllarca bekledin mi?
Yoksa komşunu Dicle nehrinde cesedini
İkiye bölmüş vaziyete matematiğe parçaladılar mı?
Bir çocuk psikolojisiyle olağan üstü haller gördün mü?
Söylerim ben sana ey medya, ey milletvekillerim
LİCE’ giremeyen siyasiler bir yüzbaşıdan hakaret
Ve dayak yediniz mi? Afiyet olsun… Günümüze
Korucu olun yoksa, köyünüzü yakarız, ölüm tehditlerini
Gerçek merminin sıcaklığını, barut kokusunu yedin mi?
Gecenin bir yarısında köy meydanında
Erkekler bir tarafa, çocuklar bir tarafa, bayanlar bir tarafa
Mezara kadar bende saklı tüm anılarım şimdiki aklımda
Sen güneşe 5 saat hiç gözünü kırpmadan bakmayı emrettiler mi?
Babanı dövdüler mi köy meydanında,
Annenin havar çığlıkları altında?
İsmini soranlara “ez tirki nizanım” dedin mi hiç?

Laz dilini yok sayıyorlar

Az önce "Laz dili ve kültürü hakkındaki beyanlarınızı düzeltin ve korunması için gerekli adımları atın # Lazuri" kampanyasını Change.org'da imzaladım.

Bu konu gayet önemli. Lütfen, sen de imzalar mısın? İşte linki burada:

http://www.change.org/tr/kampanyalar/laz-dili-ve-kültürü-hakkındaki-beyanlarınızı-düzeltin-ve-korunması-için-gerekli-adımları-atın-lazuri

Teşekkürler!

Nevala Kasaba

kekik reyhan ve kacak tütün kokusu taşırdı rüzgar.
alçak damlı evlerin yüksek küçük pencerelerinde
soluk ışıklar yayılırdı geceye
köpek havlamaları korkulara karışır,
kaygılar baslardı.
sonra dağlarda kurşun sesleri gelirdi
belirli belirsiz, namlunun ucunda çırpınırdı yürekler.
ağıtlar yankılanırdı dağlara doğru.
kapılar kırılır,
talan edilirdi sevdalar, umutlar
ve insan olan ne varsa. kan akardı derelerimizden
zilan,munzur, nevala kasaba
ve ülkenin bütün derelerinde.
o iklimde kalırdı acılar.
duymazdı bir allahın kulu çığlığımızı
ve karabasan gecelerin sabahında
direnmek kalırdı kürde, çünkü yasamanın bir diğer adı direnmektir.

Ape Musa (Musa Anter)