Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Mümkünat, Mükemmeliyet

Bu gün dinlediğim girişimci muhabbetinin yeni bölümünde* geçen bir cümle vardı. Bir askeri bakış açısı olduğunu belirtti söyleyen.

Özetle şunu diyordu akla ve mantığa yatkın bir konu herkes hemfikir olur bu konuda fakat cümle çok hoştu:

Önce mümkün olan olası şekliyle tamamla sonra mükemmel hale getir. Cümlesi cümlesine hatırlayamadım. Not etme imkanımda olmadı. Bir saatlik programı tekrar dinleyemeyeceğim. Fakat bende iyi bir etki yarattı.

http://www.girisimcimuhabbeti.com/bolumler/142-appsilon-ekibinden-bura-ile-elmas-uretimi-ve-muhendislik-odakli-giriimcilii-konutuk
En son yayınlar

Mecburiyet ve Mümküniyet

521* podcast dinlerden Kadir Köymen'in vurguladığı konuydu. Benim de aradığım konuydu. Şuan yazılım konusunda mesafe kat etmeye çalışıyorum. Elimde bir iş var ve bunu bitirmem, çalışmam lazım. Motivasyon kelimesini kullanmak istemiyorum. Ama işi yapmaya soğukluk, işe karşı yorgunluk hissetmeye ve gereken konsantrasyonu sağlayamama sorunu oluştu.

Yapmam gereken işin mümkün olduğunu biliyorum. Yapabiliyorum. Öğreniyorum sorunları çözüyorum. Fakat bu işi bitirmeye mecbur olmam konusunu tam olarak düşünmemiştim. Bir işi yapmanın tek kuralı var o işi yapmaya mecbur olmak mecbur olmadığım hiç bir işi enerji korunumu yasası gereği olsa gerek yapamıyorum. Belki de yapmıyoruz.

Ne zaman ki birisi bunu yapmaya mecbur olduğumuzu hatırlatıyor. Bu müşteri olur patron olur her kiç ise bir kamçı gibi kamçılıyor beni ve yapmamak için oluşan yorgunluklar ortadan kalkıyor.

Bu konu üzerine daha çok konuşup yazacağım. Bunu yapmam mümkün ve ben buna mecburum.

https://radyo521.com/bolum-58/

Mezun Oldum

Neredeyse 7 yıldır okumakta olduğum açık öğretim işletme bölümünden mezun oldum. Asılda mezun olduğumu ben ilan ediyorum. Çünkü geçen hafta son sınavlarıma girmiştim. Bugün de sınavlarım belli oldu. Sınav notları geçer olduğundan kendimi mezun ilan ettim.
Bu açık öğretim öğrenciliği sıkıntılı bir süreç oldu benim için. Başladığım yılı tam hatırlamıyorum. İki yıllık ön lisans eğitiminden mezun olduğumda 4 yıllık aöf bölümlerine sınavsız dikey geçiş imkanı vardı. O sebeple kaydolmuştum. Çok düşünüp tasarlamadım. Alakasız bölümlerden gelip işletmeye kayıt oldum. Lise de Elektrik. Yüksek okulda Endüstriyel Elektronik. Liseden mezun olurken mühendislik okumayı istemiştim. Ama alt yapım sağlam olmadığından ve durumun çokta farkında olmadığım için sınavlara hazırlanamadım. Girdiğim sınavları da kazanamadım. 
Açık öğretime adaptasyonum uzun sürdü. Bir sene hazırlık toplam 3 sene sürmesi gerekiyordu. Hazırlık derslerinden geçmem uzun sürdü. 3 sene de hazırlığı geçip üst sınıftan ders alamadım. E…

Aysız Gece

Akşam bulutlu bir hava vardı. Başımı göğe kaldırdığımda dolunaya yaklaşmakta olan ayın bulut ardındaki silüeti geceyi aydınlatmaya yetiyordu. Tarlaya doğru yürümeye başladım. Ortam iyice kararmaya başlıyordu. Gece meyve ağaçlarının arasından geçerken anın farklılığını ürperticiliğini düşünüyordum. Şehirde bunları yaşama gece de olsa bu kadar karanlık bir alanda yürüme ihtimalim pek azdı.
Yaşadığım deneyimi arttırma isteği ve ürperticiliğin beni alıkoyan korkutuculuğu ikilemi arasında biraz daha devam ettim.
Sık sık kafamı yukarı kaldırıp aya ve bulutların arasından bana görünen yıldızlara bakıyordum. Gündüz yağmur getiren bulutların gittiği ve rüzgarsız sessizlikte o bulutların yavaş hareketlerine bakıp bakıp yürüyordum.

Şalvarla Plazaya Gitmek

Başta büyük cesaret ve kuvvetli bir benlik gerektiriyor.

Sistemin ve tüm toplum yargılarını sorguladığım şu günlerde kendime neden pantolonla işe gitmek zorundayım diye sordum. Aslında sormaz olaydım... :D

Evde şalvar olduğunu bildiğimden o gün kendime "şimdi değilse ne zaman" düsturuyla çıkardım akşamdan şalvarı. (İyi ki etek falan dememişim!) Kendime ve deliliğime güvendiğimden sabah giydim çıktım dışarı yüksek bir öz güvenle. Zaman ilerledikçe insanların garip bakışları, göz göze gelmemek içinde göz kaçırışları ve arada bir "ne yapıyorum ben" sorularıyla işe geldim. İştekilerin de durumu bana soramamaları karşısında bazılarının şaşkın bakışları bazılarınında göz göze gelmek istememeleri altında yapamadım.

Durum acayip bir stres oluşturdu. Soğuk terler boşaldı sırtımdan. Bana ağır geldi. Aslında kendimi aşabilirdim ama sağlığımı daha da bozmamak adına geri adım atmaya karar verdim. Hem durumu düşünmekten hemde stresi savmaya çalışmaktan sindirim sistemi iflas etti…

Aşk istemekle olmuyor

Aşk istemekle olmuyor.
Aşkın içinde kaybolmadıkça.
Arkasından koşmadıkça.
Okyanusunda boğulmadıkça.
Balıklar tüm etlerini yemedikçe.
Ruh gibi hafiflemedikçe.

Aşk istemekle olmuyor.
Güvenmedikçe sevdiğine.
Yüzünü görmeden sevmedikçe.
Adını bilmeden öpmedikçe.
Ten tene, nefes nefese vermedikçe.
Zihnini susturup kalbine yer açmadıkça.
Kalbine suskun kaldıkça.

Aşk.
Aşk istemekle olmuyor.

Aşk istiyorum.

Aşk istiyorum bağıra çağıra.
Sarmalayıp saklamak istiyorum.
Başkasına yasaklansın Aşk.
Bilinmemiş bir Aşk istiyorum.
Damarlarımın atışında duymak.
Kulaklarımın uğultusunda kaçmak.
Duru bir ırmak gibi sakin.
Seni saklamak gecelere kadar.
Sabahlar olmamacasına.